Kategori arşivi: etkinliksever

Zenginlik Sevgidendir

Aşk nedir? Kimimize göre kalp çarpıntısı kimimize göre bağlılıktır. Sevgiyse karşılığı beklenmeden içten gelerek gösterilen duygulardır.

Kimileri ya bunu göremez ya da hissedemez. Onlar için önemli olan tek şey, olmayan benliklerini zenginliklerinin arkasına saklamak. Aslında mutlu olmadıklarını her an aynaya baktıklarında görseler de, bu gerçekten vazgeçmeyi seçerler. Çünkü yüzleşmeye cesaretleri yoktur.

Davul dengi dengine, 2010 yapımı bir İran filmi. Filmi seyrettikten sonra; tüm duyguları aynı anda hissettirebilen bir filmi izlemeyeli ne kadar oldu? diye sordum kendime. Doğallığın ve doğruluğun hala var olduğunu hatırlatan bir eser. “Ne güzel olurdu gerçekten, insanlar ölünce kitap olsalardı. Hayatlarının kitabı olurlar ve sonsuza kadar yaşarlardı.” cümlesi filmi o kadar samimi yapmış ki; çünkü her hayat bir hikayedir ve her bir hikaye okunmaya değerdir. Bu cümleyle insanların ne kadar değerli olduklarının altı özenli çizilmiş. Beni etkileyen bir diğer şeyse filmin sonlarındaki kısımdı. Asıl yoksulluğun, sevgisizlik olduğunu bir kez daha anladım. Bir yudum ekmek, sevildiğinizi bildiğiniz zaman mutluluk getirir. Diğer türlü sadece karın doyurur, ruhu değil… Hırsın aslında mutluluğu öldürdüğünü, sevginin zorla elde edilemeyeceğini ve aşkla karşılaşıldığı zaman pes etmemek gerektiğini ne kadarda ince işlemiş. Yapılan bir hatanın hesabını sormak yerine ders vermeyi tercih etmenin ne kadarda asil ve doğru bir tercih olduğunu yüreğimize işleyen bir yapıt. Bu filme, her sahnede biraz daha bağlanacaksınız…

etkinliksever

Çerçeveli Hatıralar

Yaşanılan duygular önemsemenin ötesine geçerse anılarda bizimle birlikte zaman yolculuğumuza eşlik ederler. Yılların izlerini yanımızda götürmenin ağırlığını üzerimizde hissetmiyorsak, bu aşkın gücündendir.

Kimilerine üzüntü veren hatıralar kimilerineyse yaşamda var olma amacı veriyor. İlk zamanlarda anılar ve umutlarla birleşen yolculuğumuzda, belli bir zaman sonra umutlarımızı bir kenara bırakıp ileriye doğru yürüyoruz. Yıllar bizlere bir şeyleri geride bırakmamız gerektiğini anlatmaya çalışsa da, umutlarımızın tekrar yeşerme olasılığına kaptırıyoruz kendimizi.

Senin Dünyanda Saat Kaç, 2014 yapımı bir film. Konusunu, kabaca bir aşk hikayesi oluşturuyor. Güli 20 yıl sonra Fransa’dan memleketi Reşt’e döner. Eski sevgilisi olan Ferhat onu karşılar ama Güli onu hiç hatırlamamaktadır.

Fransızca ve farsça dillerinin harmanlanmış, eski bir aşk acısının intikam duygusuyla kirletilmediği bir hikaye.

20 yıl kadar doğduğu şehirden uzakta yaşayan Güli, sebebini bilmeden döndüğü şehrinde geç kalmışlığın acılarını ve merakını gidermeye çalışmaktadır.

Yıllarca fotoğrafları çevreleyip onlara hayat veren Ferhat, Güli’nin unuttuklarını hatırlatmaya çalışır. Kendisinin bile hatırlamakta güçlük çektiği anılarını, tüm detaylarıyla Güli’ye hatırlatma çabası, onu korkutmaya yetecektir.

Filmdeki oyuncuların, sinemanın babası sayılan merhum yönetmen Ali Hatemi’nin eşi, kızı ve damadı olması, üstelik başroldeki çiftin gerçek hayatta evli olmalarını, film sonrasında öğrenince, taşlarda tamamen yerlerine oturdu.

Geç kalmışlığın, hatıraların ve geçmişe yolculuğun, felsefe ve romantizm ile yoğurulduğu filmde, olaylar hem bizi şaşırtacak hem de içimize dokunacak cinsten. Kulağımda çalan o şarkı eşliğinde, portakal kokusunu hala alabiliyorum… Yılların biriktirdiği tozsa hala gözümde… Bu filmle birlikte geç kalmış sevgilere ortak olacaksınız.

etkinliksever