Etiket arşivi: Bir Ayrılık

Bir Ayrılık

Bir Ayrılık – İran Filmi

Kim haklı, kim haksız? Doğru ve yanlış hangisi?.. ve benzeri birçok sorunun cevabını bulamıyoruz yine bir Asghar Farhadi filminde. Aslında bu sorular için bir cevapta aramıyoruz çünkü her karakter kendi açısından haklı ve diğerinin bakış açısı ile ise tamamen haksız.

Kocaman bir belirsizlik beliriyor hikayede aniden. Ve biz bu belirsizlik karşısında hikayedeki tüm karakterlerin değişimini ve asıllarının ortaya çıkışını seyrediyoruz.

Filmde İran’da kadınların konumu, sınıf mücadelesi ve benzeri birçok sosyolojik ve politik eleştiriler mevcut. Örneğin Raziye’nin evinin Nadir’in evine çok uzak olması ile sınıf farklılığına derin bir gönderme yapılıyor. Yine Raziye’nin Alzheimer hastası babayı yıkayabilmek için fetva istemesi. Eşinin izin vermeyeceğini bildiği için çalıştığını eşinden gizlemesi özellikle alt gelir sınıfı kadınları üzerindeki baskıyı anlatıyor. Fakat tüm sosyo-politik koşullardan ve modernleşme yorumlarından bağımsız olarak benim filmi izlerken baştan sona hissettiğim derin bir “vicdan muhasebesi”.

Prensiplerinden asla taviz vermeyen inatçı bir adamın, evladı için daha iyisini isteyen bir annenin, borç içindeki eşine destek olmak isteyen bir kadının kendi açılarından haklı kavgaları hikayeyi bir drama dönüştürüyor. Bu dramın ortasına ise anne ve babası arasında seçim yapmak zorunda kalan 11 yaşındaki Termeh bırakılıyor. Termeh ile birlikte sanki bizde bir seçim yapmak zorunda bırakılıyoruz. Ve kimi seçersek seçelim bu vicdan muhasebesinde , vicdanımız hiç rahatlamıyor.

MaFiHayal

İnsan İle İnsani Arası: Bir Ayrılık

İran sineması zor şartlarda kendini var edebilmiş sinemadır. İranlı yönetmenler gerek kendi ülke sınırları içinde ve gerek ülke dışında çektikleri filmlerde kendi kültürlerini yansıtmayı asla bırakmamışlardır. Köklere bu denli bağlılık sinemalarına muazzam bir lezzet vermiş ve İran sinemasını dünya çapındaki film festivallerinde ön sıralara taşımıştır.

İran sinemasının son yıllarda dünyaya bakan yüzü Asgar Ferhadi 2011 yılında gösterime girmesiyle tüm sinema dünyasında büyük bir etki yaratan filmi Bir Ayrılık ile Oscar ödülünü kazanan ilk İranlı yönetmen olmuştur. Böylece İran sineması aleyhindeki önyargılı turum bir kez daha yıkılmıştır.

Ferhadi “Bir Ayrılık” filminde boşanmanın eşiğinde olan orta sınıf bir çiftin birbirlerine ve en sonunda da kendilerine yabancılaşmasını kompoze eder. Yönetmen İranlı orta sınıf bir ailenin minimal hikayesi ve problemleri üzerinden evrensel problemlere temas eder. Bir yanda Alzheimer hastası bir baba ve bir yanda da eğitimine devam eden kızları ve de birbirlerinden kopmak istemeyen ama kopmak zorunda olan karı koca… Asgar Ferhadi klasik aile hikayelerini alışık olunmayan bir dille ele alır. Bu ele alış biçimi onun sinema dilinin yansımasıdır. Filmlerinde bireylerin yaşamlarına dair aldıkları kararları ve bu kararlar sorası gelişen olayları realist bir dille işler. Toplumda erkek olmak, kadın olmak, çocuk olmak, etkin ve pasif birey olmak konusunda oluşturduğu dünyalar, izleyici üzerinde soğuk duş etkisi yaratır.

Bir Ayrılık filminde aile üyeleri tartışmalarını birbirleri ile konuşarak gerçekleştirir. Kadının da söz hakkı erkek ile eşittir. Çocuk figürünün aile içindeki önemi ve söz hakkı ise şaşırtıcı derecede kuvvetlidir. Tüm bunların yanında anne figürü çekirdek aileyi bir arada tutmaya çalışırken baba figürü ise kültürel bir miras olan geniş aileyi önemsemektedir ve bu yüzden de hasta babasını bırakıp başka bir yere gitmek istemezken anne ise çocuğu ve kocası ile daha iyi bir gelecek için bulundukları yerden ayrılmak istemektedir. Genel geçer bir durum olarak İran’da göç; savaş, yaptırımlar ve toplumsal buhranlar neticesinde gerçekleşirken Bir Ayrılık filminde tamamen daha iyi bir hayat ve eğitim imkanları doğrultusunda yapılmak isteniyor.

Asgar Ferhadi’nin “Bir Ayrılık” filmi konusu ve işleyişi ile izleyiciyi çaresiz bırakan bir film. Ferhadi filmde yaşanan olayları ve karakterleri tamamen izleyicinin inisiyatifine bırakır. Filmde kimin haklı ya da haksız olduğunu, hangi olayın iyi ya da kötü olduğu ve sonuçlarının beraberinde getirdiği şeylerin kıstasını izleyicinin vicdanına bırakır. Bu durum izleyiciyi hem filme daha çok bağlar hem de düşünmeye iter. Böylece sinema esas görevlerinden birini yerine getirmiş olur.

Yönetmenin oyuncu yönetimi, müzik kullanımı, diyaloglar… filmin anlatım dilini kuvvetlendirirken alt metnindeki öğretici mesajları ile farklı ama tanıdık bir film bir ayrılık

Süleyman Yakupoğlu, 5Haber

Bir Ayrılık

Senaristliği ve yönetmenliği Asğar Ferhadi tarafından gerçekleştirilen ‘Bir Ayrılık’ adlı filmin oyuncu kadrosunda Peyman Muaadi, Leyla Hatemi ve Sare Beyat gibi isimler yer almaktadır. Film, Berlin Film Festivali’nde “En İyi Film”, “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Kadın Oyuncu” dallarında ‘Altın Ayı’ ödülü kazanmış olan ilk İran filmidir.

Film; Tahranlı orta sınıfa mensup genç bir çiftin ayrılma kararıyla ortaya çıkan sorunları ele almaktadır. Filmin kadın kahramanı Simin, 11 yaşındaki kızı Terme için iyi bir gelecek kurma amacındadır ve bu yüzden kızının daha iyi bir eğitim alabilmesi için yurtdışına gitmeyi planlamaktadır. Ancak eşi Nadir, Alzheimer hastası olan babasını yalnız bırakamayacağı için bu fikre sıcak bakmamaktadır. Nadir, babası ile ilgilenmesi için bir bakıcı tutmuştur ancak kadın işi alabilmek için Nadir’den hamile olduğunu gizlemiştir. Daha sonra kadının çocuğunu düşürmesi üzerine olaylar cereyan etmeye başlamış ve filmin ana eksenini de bu ilişkiler ağı oluşturmuştur. Aralarında uzlaşma sağlanamadığı için boşanmaya karar veren çift için asıl sorun kızları Terme’nin kiminle kalacağı problemidir.

Yönetmen, ekran karşısında pasif bir konumda olan seyirciyi aktif bir konuma kaydırarak filmin ilk sahnesinden son sahnesine kadar olayları dinleyen ve bir karara bağlamak isteyen hâkim pozisyonunda tutmayı başarmıştır. ‘Bir ayrılık’ teması üzerinden ortaya çıkan çatışma, zıt duygular üzerinden (gitmek-kalmak, duygusallık-rasyonalite…), farklı bir olay örgüsü ve pek çok soru işareti ile izleyiciye başarılı bir şekilde yansıtılmıştır. Ayrıca film boyunca ahlaki algıların değerlendirilmesi sorgulanmakta ve İslami İran’ın sosyal durumu ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır. Ferhadi seçmiş olduğu karakterler üzerinden, haklılık-haksızlık, dürüstlük, aile bağları, evrensel adalet hissiyatı çerçevesinde sınırlı seçeneklere sahip bireylerin, olaylar karşısında takındıkları tavırları, tercihleri ve tepkileri irdelemektedir.

Ferhadi, sınıflar üzeri duyulan bir güvensizliği, seçtiği karakterler üzerinden tüm örnekleri ve yönleriyle, mesaja boğmadan ve anlattığı öyküyü dağıtmadan ortaya koyabilmektedir. Türler arası geçişte son derece başarılı olan yönetmen böylelikle seyirciye karakterlerin ruhlarını inceleme ve anlama imkânı sunmakta, karakterlerine eşit bir mesafeden yaklaşmaktadır. Yargıç rolünü üstlenmiş olan seyirci de film süresince doğru soruları aramaya çalışmakta ve ‘kim haklı, kim suçlu?’ sorularının yanıtını aramaktadır.

Seyirci, filmi izlerken bir sonuca varamamakta ve hiçbir karakteri suçlayamamaktadır. Film boyunca asla bir tarafın mutlak haklılığına dair bir yargı yakalanamamakta, yönetmenin bakış açısındaki derinlik ve zenginlik burada kendisini yoğun bir şeklide hissettirmektedir. Güçlü bir senaryo ve muhteşem oyunculuklar eşliğinde, mütevazı bir bütçeyle ve sınırlı mekânda çekilmiş olan film, evrensel bir yorum ortaya koymaktadır.

Herhangi bir iddiası olmadan gerçekten büyük etkiler yaratmış olan Asğar Ferhadi, kendisiyle filmi için yapılan bir röportajında şunları söylüyor; “Ben seyircinin düşünmesini istiyorum, ona bu fırsatı veriyorum. Bu tarzda çekilmiş filmler izleyicisini keşfetmeye ve anlamaya yöneltir.”

Sanatın bir endüstriden çok daha öte ulvi bir gayesi olduğunu ortaya koyuyor bu başarılı film.

Saniye Yaşar, İslami Analiz

Bir Ayrılık

En iyi yabancı film Oscar’ını alan İran filmi A Seperation‘ı dün izledim ve ödülü hak ettiğini de görmüş oldum.

Film iki saat sürüyor ama benim gibi sıkılgan bir insan bile sıkılmadan izlediğine göre film yeterince akıcı.

Konu bir çiftin boşanma kararı almasıyla başlıyor. O boşanma kararının ertesinde gelişen olaylar, başta ciddi olmayan bu kararı ciddi bir hale getiriyor.

Filmde aksiyon ya da entrika yok; sade, içten, bizden ve çok duygusal bir film.

İzledikten sonra bir süre filmin etkisinde kaldım. Keşke olaylar o yönde gelişmeseydi diye düşündüm. Ama iyiki de izlemişim, gerçekten izlenmeye değer bir film, hala izlemediyseniz vakit kaybetmemenizi tavsiye ederim.

Sevgilerle. Sihirli Süpürge